Haber

İmamoğlu: Ekrem İmamoğlu seçimi kazanmadı kardeşim anlamıyorlar

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye şirketi KİPTAŞ’ın ilk kentsel dönüşüm projesi olan “Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri”nin daire teslim törenine katıldı.

ANKA Haber Ajansı’nın haberine göre törende bir konuşma yapan Ekrem İmamoğlu, projedeki “siyasi engellere” rağmen ilk fazı 18 ayda tamamladıklarını söyledi. İmamoğlu, “Özellikle inşaatın başlamasıyla birlikte siyasi saiklerle müdahaleler devam etti. Ve ne yazık ki burada inşaatlar tam 6 ay durduruldu ve fiilen zamanımız çalındı. Buranın büyük bir bölümünü şu an olduğu gibi teslim edebilirdik. evinizi bugün teslim ettik.”

Konut taksitlerinin sabit olduğunu belirten İmamoğlu, “Bugün insanları sabit taksitlerle ev sahibi yapmanın gururunu yaşıyoruz. Sosyal konut üretiyorsanız, halkınıza sabit taksitli konutlar sunmalısınız.”

İmamoğlu, “İstanbul’un son 10 yılında milletin hakkını vermeyi unutan bir yönetim vardı. Milletin hakkını vermeyi unuttuğu için 31 Mart seçimini kaybetti” dedi. Haziran ayında daha güçlü konuştu. Milletin iradesiyle bir avuç insan tarafından yönetilmeye değil, milletimizin bol parasını şeffaf bir şekilde en manevi şekilde yönetmeye kararlı bir yönetime karşı her türlü hukuksuzluğu yapmaya kararlıdırlar. Ancak onlar bizim gücümüzün farkında değiller. Bir şey var: Seçimi Ekrem İmamoğlu kazanmadı kardeşim 16 milyon İstanbullu kazandı. Bunu anlamıyorlar.”

Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

İNSANLARIMIZI OLUŞTURULAN EVLERDEN KURTARACAĞIZ: İstanbul’un en önemli konularından biri de kentsel dönüşüm. Bu süreçte böyle bir eseri kazanmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren “nasıl yapılır, nasıl yapılır” diye titiz bir arayış içerisinde olduk. Arkadaşlarıma özellikle kentsel dönüşüm için söyledim; ‘Mahallenin ortasına sokak sokak gireceğiz, insanlarımızı o sakat meskenlerden kurtaracağız’ dedim. Bugün o hedefe birlikte yürüyoruz. Eyüpsultan Yeşilpınar Konutları da bu sürecin örnek eserlerinden biridir. Kentsel dönüşüm örneği olmakla birlikte, sürece bakış açısı, insanlığa bakış açısı, iş yapış biçimi, şeffaflık, erdemli davranış ve ahlak açısından sadece bir kentsel dönüşüm örneği değil aynı zamanda bir zihniyet dönüşümü örneğidir. davranış.

TÜM ENGELLERE KARŞI SORUNLAR 18 AY İÇİNDE ÇÖZÜLÜYOR: Bu iş onlardan çok özel. Burada 664 konut ve 14 işyeri var. Bugün özellikle 155 dairelik 1. Etabı hak sahiplerine teslim etmenin gururunu yaşıyorum. Çok kısa sürede özellikle 192 bağımsız birim ve 159 hak sahibi ile uzlaşma sürecini yakından takip ettim, biliyorum. 18 ayda tüm engellemelere rağmen sorunlar çözüldü ve Eyüpsultan Yeşilpınar Evleri’nin temeli o dönemde atıldı.

SİYASİ MÜDAHALELER NEDENİYLE İNŞAAT 6 AY ​​DURDU: Özellikle inşaatın başlamasıyla birlikte ne yazık ki siyasi saiklerle önleme ve müdahale çalışmaları devam etti. Ve ne yazık ki burada inşaatları durdurarak tam 6 ayımız zamanımızdan çalındı. Bugün evinizi teslim ettiğimiz gibi büyük bir kısmını da teslim edebilirdik. Ancak tüm bunlara ve özellikle ekonomik zorluklara rağmen, maliyetlerin neredeyse yüzde 3 arttığı bir ortamda, insanların bu artışlardan özellikle etkilenmemesi sağlanarak, insanların cebinin korunduğu bir süreç yönetildi. Bu şeffaf ve etik süreç sonucunda bugünlere geldik.

LÜKS KONUT İNŞA ETMEK İDEOLOJİSİNE SAHİPTİRLER: İnsanlar için sosyal konut üretmek yerine; Maalesef insanımızın oturulmaması gereken meskenlerini kentsel dönüşümle birlikte dönüştürmek yerine maalesef İstanbul’da lüks konut üretme ideolojisini benimsediler. Bugün de büyük ölçüde TOKİ’nin yardımıyla bir benzerini yapıyorlar. Bu tür kamu kurumları rant peşinde koşan bir kurum değil, insanların ihtiyaçlarını garanti altına alan, kaynaklarını seferber eden ve insanına yakışır konutlar üreten bir kurum olmalıdır. Tam da bu anlayışla taahhüt süresinden 5 ay önce, 6 ay hatta 1 yıl önce teslim ettiğimiz konutlarımız var. Günümüzde konutların erken ya da geç teslim edilmesi vatandaşların ekonomisine olumlu ya da olumsuz etkiler yapmaktadır. Bu ideolojiyi değiştirmek bizim için değerlidir.

NORMAL GELİRLİLERE SABİT TAKSİTLERLE KONUT SAĞLAMALISINIZ: Bugün insanları sabit taksitlerle ev sahibi yapmanın gururunu yaşıyoruz. Sosyal konut üretiyorsanız halkınıza sabit taksitlerle konut sunmalısınız. Dar gelirli insanlarımızı hayal kırıklığına uğratarak onların hayal bile edemeyecekleri nakit yükü altına girmelerine değil, çareyi insanlara sabit taksit sağlamakta bulmalılar. Hemen hemen bazı projelerinde maliyetleri yüzde 120’ye yakın artırma çabası içerisindeler.

HER TÜRLÜ ÇİM İŞİNİ YAPMAYA KARARLIDIRLAR: Özellikle İstanbul’un son 10 yılında kamu yararını ve milletin haklarını ön planda tutmayı unutan bir yönetim vardı. Kayıtlıdır, kayıtlıdır. Açıkçası 31 Mart seçimini milletin haklarını ön planda tutmayı unuttukları için kaybettiler. Daha doğrusu 31 Mart seçimini milletimiz kazandı. Tabii bunu anlamak istemediler, ‘Nasıl seçim kaybederiz? Bu mümkün değil’ dediler. Milletimiz bu kez 23 Haziran’da ‘Siz böyle anlamazsanız biz böyle anlatalım’ dedi. Daha sert konuştular. Yani vatandaşlarımız, “Sen kenara çekil kardeşim. Bak başkaları yönetsin, sen izle” dediler. İzlememekte de ısrar ediyorlar. Milletin kararıyla bir avuç kişinin elinde değil, milletimizin bol parasını şeffaf bir şekilde en etik şekilde yönetme kararlılığında olan bir yönetime karşı her türlü hukuksuzluğu yapmaya kararlıdırlar. Ama gücümüzün farkında değiller. Çünkü dediğim bir şey var; Seçimi Ekrem İmamoğlu kazanmadı kardeşim 16 milyon İstanbullu kazandı. Bunu anlamıyorlar.

TOPLU BAŞARILAR: Birlikte kazandığımızı hissettirmek istiyoruz. “16 milyon sana oy vermedi canım, işte yüzde 55” diyebilirler. Benim için onların gözünden bakmamanın adı bu. Benim için 16 milyon insan birdir; oy verin ya da vermeyin. Bazen bu tür başarılarda herkes “ben yaptım” demek ister. Ama “ben” kelimesini pek sevmiyorum. Bunlar kolektif kazanımlardır. Seçim başarısı yeterince normal mi? yeterli değil. Siyasete ilk adım attığım 2012 yılında yerel yönetimle ilgili değişimi ortaya koyma kararlılığımı dile getirdiğim yıllarda partimin yetkililerine sunum yaptım. Asla unutmayacağım sunumumun başlığıydı ve o bana aitti. Seçilmek için bir gün, yönetmek için 5 yıl dedim. Önemli olan seçilme başarısı değil. Esas olan seçim başarısını yönetimin başarısıyla taçlandırmak. Bu bizim çabamız. Bu değerli konuyu kaçırmadığımız için İstanbul’un her anını sağlıklı bir şekilde planlamaya çalışıyoruz.

TUHAF İNSANLAR, ANLAMIYORUM: İnanın insanların karşısına dikilip slogan atarak süreç yönetilemez. İnsanlar açıkçası slogana oy vermiyor. Milletin kararını beğenmiyorsan sorunu vatandaşta değil başka yerlerde arayacaksın; 2 kere 2 eşittir 4. Milletin kararına alerjisi olanlar, seçimi iptal edip “İstanbul’u kaybettiğimde ağladım” diyorlar; Bunlar garip insanlar. Açıkçası ben de anlamakta güçlük çekiyorum. Bunlar dünya siyasetinde hatta ulusal siyasette hiç karşılaşmadığımız örnekler. Ama 16 milyon insanın iradesini yok saymasına asla izin vermeyeceğiz. Milletimizle birlikte dağda karşılarına çıkacağız. Şeytani emellerine ulaşmalarına asla izin vermeyeceğiz. Dağda duracağız çünkü burada millet iradesini gasp etmek isteyenler yarın Türkiye’nin her köşesinde millet iradesini gasp etmeye devam edecekler. Son Kurtuluş Savaşı’nda bu millet iradesinin hâkimiyetini bir başkasına vermemeye karar vermiş; hayatını verdi. Hepimizin evinde dedeler, nineler, şehitler, gaziler var. Bu yoldan asla geri dönmezler. Buradan duyuruyorum, haber versinler.

BU ECDAT HASSASİYETİ RANT KAPISINA KADAR: Her başarının, her uyumun, her işin mimarının kendisi olduğunu düşünmeye başladıklarında sorun başlıyor. Beşiktaş’ta Yıldız Parkı’nın yanında halen ordu tarafından kullanılan Orhaniye Kışlası bulunmaktadır. Tarihi bir kışladır. Kışlayı yaptıran II. Abdülhamid Han’dır. Orhan Gazi’ye atıfta bulunarak kışlayı o dönemde yaptırmıştır. Bütün krallar bizimdir. Osmanlı İmparatorluğu hepimizindir. Ancak günümüz hükümeti, özellikle Abdülhamit Han, kendilerinin sadece kendilerine ait olduğunu düşünür ve ona karşı çok hassas olduklarını ifade ederek bu şekilde davranırlar. Ama defterlerindeki hassasiyet ne kadar biliyor musunuz? Kapıya kadar. Kirayı görünce bütün hassasiyetleri gidiyor. Onlar ne yaptı? Tarihi Orhaniye Kışlası’nın bulunduğu alanı imar için açtılar. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kararı ile. Tescilli kültür varlığının olduğu alanda ne yapacaklar? Lüks konutlar yapacaklar. Peki ya atalar? Peki ya ata yadigarı?

GEZİ PARKI’NDA GENÇLERİ KAYBEDİYORUZ: “Taksim Gezi Parkı’na kışla yapacağım” diyerek ortalığı ayağa kaldırdınız. Can aldın can. Ruhlar gitti. Küçük çocuklarımız öldü. Bunu nasıl halledeceksin? Gençleri kaybettik. Abdülhamit’ten yadigâr olan kışlada bir köşk yapacaksın. Onun için milletimizin bir an önce bu zihniyetten ve zulümden kurtulması gerekmektedir.

GÖZLERİNİZ DOLU OLURSA Ayıp Olur: Ama yine de gözünü kupon diyarından alamıyorsun. Gözlerin dolu. Vallahi sen razı oldun. Bu utanç verici. Ama tatmin olmadığını da görüyorum. Bu üzücü bir haber ama size bir müjde vereyim. Yapmayacaklar. Açıkçası; Abbas yolcudur, bağlasan durmaz. Türkiye’nin tapusu 86 milyon insanına ait. O yüzden bu ortak evi güçlendirmemiz gerekiyor. Bilhassa bu meskeni ekonomik, idari, siyasi ve hukuki felaketlerden korumak için güçlendirmeliyiz. Her bölge, her insan, her etnik köken, her dil ile ortak konutumuzdur. Biz eşitiz. Bu eşitliği koruyacağız. Ama köklü bir dönüşüme ihtiyacımız var. İşte orada dönüşüm süreci başladı, başlıyor.

İmamoğlu, konuşmaların ardından anahtarları hak sahipleri Hayrullah Türkoğlu ve Gülsün Kırma’ya teslim etti.

Anahtar teslim törenine CHP İstanbul Milletvekilleri Turan Aydoğan, Özgür Karabat ve Gökan Zeybek, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, CHP İBB Meclis Küme Başkan Yardımcısı Doğan Subaşı ve ÂLA Partisi İBB Meclis Küme Başkan Yardımcısı İbrahim Özkan da katıldı. (HABER MERKEZİ)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etimesgut Evden Eve Nakliyat
Başa dön tuşu